Galip Arduç
  • 2
General

Sanal su nedir?

  • 2

Sanal Su

Dünya nüfusunun yarısı su kıtlığı çeken ülkelerde yaşıyorsa, nasıl oluyor da tarlalar sulanmaya ve musluklar akmaya devam ediyor? Kıtlık çeken ülkeler şehirlerde büyüyen talebi karşılayabilmek için sulama suyunu kullanıyor ve sonra da tarım ürünü kaybını telafi etmek için tahıl ithal ediyor. Gerçekte ülkeler tahılı kendi su hesaplarını dengelemek amacıyla para gibi kullanıyor. Vadeli tahıl ticareti, bir anlamda vadeli su ticareti demek oluyor.
 
Londra’daki Asya ve Afrika Araştırmaları Fakültesinden Tony Allan, ülkeler arasında ticareti yapılan ürünlerin yetiştirilmesi ve üretimi sırasında kullanılan suyu “sanal su” olarak tanımlıyor. Bu tanıma göre, bir limana boşaltılan bir ton buğday, beraberinde, yetiştirilmesi amacıyla harcanan 1000 ton suyu da sanal olarak taşıyor.

Küresel sanal su ticaretinin yılda 986 m3 ya da yirmi Nil nehri büyüklüğünde olduğu hesaplanıyor. Bu miktarın onda biri endüstriyel ürünlerde bulunurken üçte ikisi tarım ürünlerinde, dörtte biri hayvansal ürünlerde bulunuyor. Yani ekinler için harcanan suyun yaklaşık onda biri sanal su ticaretine giriyor. Tony Allan bu ticaretle büyük miktarda suyun çok uzak mesafelere taşındığını söylüyor.
 
En fazla sanal su ihraç eden ülkeler sırasıyla ABD (tahıl, et), Kanada (tahıl), Avustralya (pamuk, şeker), Arjantin (kırmızı et) ve Tayland (pirinç). En büyük sanal su ithalatçıları Japonya ve Avrupa Birliği ülkeleridir. Bu ülkelerde su kıtlığı olmadığından, yaptıkları ithalatın ne kadar etik olduğu tartışılmaktadır.

Ama İran, Mısır, Cezayir gibi birçok ülke gıda ithalatı yapmazsa, başka bir deyişle sanal su olmazsa aç kalabilir; su sıkıntısı çeken Ürdün suyun % 80-90’ını besin olarak ithal ediyor. Uluslararası Su Yönetimi Enstitüsü (IWMI), küresel olarak sanal su ticareti olmadan sulama talebinin % 11 daha fazla olacağını, ithalatın 2025 yılına kadar ihtiyaç duyulacak sulama miktarını % 19 – 38 daha azaltacağını tahmin etmektedir.
 
Hesaplara göre, dünya tarihinde suyun ilk bittiği bölge denilen Ortadoğu’ya her yıl sanal su ithalatıyla Nil nehrinde akan sudan daha fazlası geliyor. Ancak giderek daha fazla ülkede su sıkıntısı çekildikçe ticaret zorlaşacak ve su savaşları tehlikesi büyüyecektir.
 
Birçok ülke su sıkıntısını sanal su ithal ederek gidermeye çalışırken, bazıları da ihraç ederek sorunun boyutlarını büyütüyor. İsrail ve İspanya’nın kurak güney bölgesi suyu domates, Etiyopya kahve olarak ihraç etmektedir. Meksika sanal su ihraç ederek ana su kaynaklarından Chapala gölünün kurumasına yol açmaktadır. Birçok yoksul ülke acil gelir sağlama ihtiyacı yüzünden sanal su ticareti yoluyla muazzam miktarda suyu ihraç ediyor. Hindistan ve Tayland eşikte bekleyen su krizine rağmen önemli su ihracatçılarıdır.
 
İşte bu yüzden, Nil, Colorado ve Indus gibi büyük akarsuların suları çekiliyor. Dünyanın birçok yeri kendini besleyecek sudan yoksun kalıyor. Buna karşılık, sadece suyun değil, fazla suya ihtiyaç duyan hububat, şeker ve pamuğun küresel ticareti de artıyor. Pakistan pamuklusu aldığınızda, Tayland pirinci yediğinizde ya da Orta Amerika kahvesi içtiğinizde, Indus veya Mekong nehrinden ya da Kostarika yağmurlarından pay alıyor, nehirlerin kurumasında rol oynuyor, bu bölgelerin hidrolojisini etkiliyorsunuz.

Günümüzde bir milyar insan yeniden doldurulamayan yeraltı sularıyla yetiştirilen gıdalarla besleniyor. Sanal su ithalatı ile belki bir süre idare edebiliriz. Ama bunun bedelini biz ödemesek de çocuklarımız ödeyecek. Suyu yönetme konusunda bugüne kadarki başarısızlığımızı sürdürürsek, su kıtlığının yakında besin kıtlığına dönüştüğünü göreceğiz.

Cevap eklemek için giriş yapmalısınız.